Tarihte Medyumluk

Medyumluk 17. yüzyılda Fransa'da ortaya çıkmıştır. nesnelerin, durum ve ya bir olay ile ilgili bir takım doğa üstü ruhsal bağlantılara sahip olan kişilerin bir takım özelliklere sahip kişilere verilen addı.

Medyumluk, telepatiden çok farklı bir durumdur. Medyum, aldığı bilgileri dış kaynaktan alır. Yüzyıllar boyunca bir çok kültür de medyumlar ile ilgili ve medyumluk iddiaları ortaya çıkmıştır. Örneğin, eski Hintin dinsel yazıtlarında medyumluğun bir tür meditasyon ve bir disiplinle öğrenilebilen 'siddhis' ustalığı olduğu eski hint kaynaklarında yazıyordu.

Mesmer'in zamanında ise, bir trans içerisinde bulunan kişilerin hareketlerinde medyumluk davranışlarının gözlemlendiği aktarılmıştır.Mesmer'in takipçilerinden olan Markiz Puysegur, Victor Race adındaki bir köylüyü transa geçirdiği zaman , Victor Race kişisel bir değişme içerisinde kendi hastalığının belirtilerini anlatıyordu. Trans bittiğinde ise, söylediklerinin hiçbirini anımsamıyordu. .

Bu konu ile ilgili ilk bilimsel araştırmaları, Society for Psychical Research derneği tarafından başlatılmıştır. J. B. Rhine ve Duke Üniversitesi medyumluk hakkında detaylı ve sistemli araştırmalar ve deneyler uygulamaya başlamşlardır.

Bu çalışmalardan en bilineni ise, 1970 ile 1990'lı yılların ortalarında SRI/SAIC' de yapılan, Amerika hükümetinin finanse ettiği, uzağı görme çalışmalarıdır.

Günümüz medyumları, ise aslında her bireyin medyumluk özelliklerine doğuştan sahip olduğunu fakat daha sonra bu yeteneğini kaybettiğini düşünüyorlar, bazı medyumlar ise bir takım ruhsal pratikler uygularsak, altıncı hissimizin geliştirebileceğimizi söylüyor.

Taoist ve Budistlere göre, medyumluk ruhsal gelişmişliğin ve insan bilincinin değişmesi yani evrim geçirmesi manasına geliyor.

Amerika'daki araştırmada doğal bilimcilerin, sosyal bilimcilerin (psikologlar hariç), güzel sanatlar ve diğer dallardaki akademisyenlerin ise büyük bir çoğunluğu medyumluğun var olduğuna veya olabileceğine inanan kişilerdir.