BAHAR HOCA'NIN WEB SİTESİNE HOŞGELDİNİZ

GÜZEL HUY HACCAC’I BİLE DUYGULANDIRDI

Haccac-ı Zalim’in emirliği zamanında, İbn Mehleb’in “harac” mallardan zimmetinde malı kalmıştı. Bunun üzerine Haccac, kendisini hapse attı. Ve yarına kadar yüz bin dirhem hazırlayıp bana teslim etmezsen, seni en ağır dayak cezası ile de cezalandırırım yollu tehditte bulundu.

Bunu duyan İbni Mehleb’in adamları, derhal bir araya gelip yüz bin dirhemi temin ettiler ve Mehleb’e götürdüler şair Ferezdak, onun çok eskiden beri ihsanları gören ve kendisine bağlı bulunan bir kimseydi. Durumu haber alınca İbni Mehleb’i ziyaret ve teselli etmek için ona geldi. Adamlarına “kendisini görmem mümkün müdür?” diye sorarken, İbni Mehleb’in sesini duyup “Eski dostumuzdur, bırakın gelsin” dedi. Ferezdak içeri girdi. İbni Mehleb’i görünce ağladı ve orada hemen şu beyitleri okudu:

“Ey Halid! Horasan sizin sevginizle daraldı. İhtiyaç sahipleri, Yezit nerede, dediler. Doğuya, senden sonra bir damla su bile düşmedi. Senden sonra bir bitki yeşermedi. Senden sonra sevinç ve sürur kalmadı. Senden sonra artık cömert de mevcut değil.”

Bunları dinleyen Yezit İbni Mehleb, perdedarına:

_ Getir o yüz bin dirhemi Ferezdak’a teslim et; namus yerini bulsun. Haccac durumu öğrendiği zamanda, bildiğinden geri kalmasın ve bana ne yaparsa yapsın, dedi.

Ferezdak, parayı alıp gitti. Haccac’ın adamları, bu mecliste hazır bulunmaktaydılar. Gittiler, kendisine olanı biteni anlattılar ve böylesine zor durumda bulunan adamın kerem ve himmetini bildirdiler. Haccac, son derece şaşırmıştı:

_ Cömertlik ve keremkarlık. Böylece insanın bizzat mayasında bulunursa, o kimse elbette bundan başka bir şey yapamaz, dedi. İbni Mehleb’i hapishaneden çıkartıp hatırını aldı. Kendisine kıymetli kürkler giydirip ikramda bulundu.

Güzel huy ve güzel davranışın ne derece kuvvetli şey olduğunu görünüz ki, Haccac gibi merhamet nedir bilmeyen bir zalimi bile duygulandırdı ve elinde olmayarak kendisini sevgi ve iyiliğe yöneltti. 

Bahar Hoca