Zahir

Zahir: Görünen, varlığı aşikâr olan, Az-Zahir: The Manifest One. He who is Evident.

Cenab-ı Hak buyuruyor: "O Evvel'dir, Ahir'dir, Zahir’dir, Batın’dır."

Zahir, varlığı her şeyde açıkça görülen demektir. Çünkü her şey O'nun varlığına delildir. Hiçbir şey yoktur ki varlıkta ortaya çıkarken daha evvel O'nun varlığını ispat etmiş olmasın. Mamafih her görüneni de O zannetmemelidir. Çünkü O, aşikâr olmakla beraber gizlidir de. Duygularla hissedilemeyip hayal ile algılanamayacağı gibi, varlığının hakikati da, akılların idrak ve kavrayışına sığmaktan münezzehtir. Binaenaleyh O'nun için ne yalnız Zahir ne de yalnız Batın diye hükmetmemeli, hükmü, atıftan sonraya bırakarak "Zahir ve Batın" demelidir.

O görünmeyen Zahir, gizlenmeyen Batın’dır. Yardım etme ve rızık vermede Zahir, varlıkların oluşumunu sağlayan Batın’dır. Allah'ın Zahir oluşu, O'nun her şeyden üstün olmasını gerektirir.

Bu İsmi Bilmenin Faydası: Allah'ın bu ismini bilmek, kalbin tek bir ilaha yönelmesini ve ona ibadet etmesini sağlar. Bu isim insana, bütün içtenliğiyle yöneldiği, ihtiyaçlarını ilettiği ve sıkıntılı anlarda sığınıp dayandığı, hiçbir şeye muhtaç olmayan gerçek bir ilahın var olmasını sağlar. Bu anlam kulun kalbinde yer ettiğinde ve kul, Rabbi’ni Zahir ismiyle tanıdığında ibadetleri bir düzen ve intizama girer. bu ibadetler kendisi için bir sığınak, barınak ve korunacak bir yer olur. Dilediği zaman bu sığınağa girer ve huzur bulur.

Cuma namazından sonra 15 kere "Yâ Zâhir" ismini okursa batını, iç âlemi münevver olur, nurlanır.